Üniversite Hastaneleri Kan Ağlıyor!...
18 Mart 2015, Çarşamba

Çok kıymetli basın mensubu arkadaşlarım,

 Üniversite hastanelerinde çalışan değerli çalışma arkadaşlarım,

 Eylemimize destek veren sağlık çalışanları arkadaşlarım,

 Güvenlik kuvvetleri arkadaşlar,

Burada toplanmamızın nedeni malumunuz üniversite hastanelerinde çalışanların sorunları o kadar çoğaldı ki, artık çığ haline geldi. Bu sorunları Sağlık-sen Ankara Üniversiteler Şubesi olarak dile getirip çözülmesi için,  Tüm Türkiye’ye sesimizi duyurmak ve yetkililere serzenişte bulunmak için toplanmış bulunuyoruz.

Özellikle Hacettepe üniversitesi ve diğer üniversitelerde Yetkili sendika yönetimle bir olup, Sağlık çalışanlarını yalnız bırakmakta veya her konuda sukut ikrardan gelir sözü gereği sessiz kalıp yönetimi tasdik etmektedir.

 Türkiye’de tüm üniversiteler özerk olmasından dolayı, krallık sistemi gibi yönetiliyor. Her üniversitenin yönetim şekli farklıdır. Resmi gazetede çıkan kanun, yönetmelikler ve toplu sözleşme maddeleri uygulanmıyor. YÖK başkanımıza sesleniyorum, Uygulamalar YÖK eli ile    Kars’tan Tekirdağ’a kadar  aynı olmalıdır. Ayrıca tüm çalışanların rektör ve dekan seçimlerinde oy kullanmasını  istiyoruz. Çalışanlar vatandaş olarak Cumhurbaşkanı, Milletvekilini, ve belediye başkanını seçiyor ise rektörünü  ve dekanını da seçebilmelidir.

 Sağlık-Sen üniversiteler şubesi olarak, bir yılda tüm üniversite hastaneleri nöbetçilerini oda, oda 4 sefer gezilip, sendikal çalışmalar hakkında yaptıklarımız ve yapacaklarımız anlatılmış, sorunlar tek tek not alınmıştır.

 Ana sorunlar;

-Ücret adaletsizliği.

-Mobbing

-Personel yetersizliği.

-İş yükünün giderek artması.

-Çalışanların kendi isteği dışın da rotasyon yapılması.

-Görev tanımlarının yapılmaması.

-Toplu sözleşme kazanımlarının uygulanmaması ( Aylık mahsuplaşma,riskli birimlerde %50 , bayramlarda %20 ücret farkları)

-Personel ve birinci dereceden yakınlarının  hastanesinde muayene dahi olamaması

-Otopark sorunu

-Engelli personellerin uygun pozisyonlarda çalıştırılmaması

-Görevde yükselme sınavında engelli personellere kontenjan ayrılmaması

-Çalışma ortamlarında iş sağlığı ve güvenliği kriterlerine uyulmaması

-Ayrıntılı döner sermaye bordrosunun verilmemesi

Değerli basın mensupları

Sevgili arkadaşlar

Bu sorunları ayrıntılı olarak konuşmaya  başlarsak,  günler alır.

            Üniversite hastaneleri 3. Basamak sağlık kuruluşlarıdır. Diğer hastanelerde çözüm bulunamayan ağır hastalar üniversite hastanelerine gelmektedirler. Ama sağlık uygulama tebliğ puanları çok düşük olup yapılan işlemlerin karşılığı verilmemektedir. Üniversite hastanesi çalışanları en zor komplike vakaları ve işlemleri yapmasına rağmen, Türkiye’de en yüksek ücreti alması gerekirken en düşük ücret alan hastaneler olarak cezalandırılmaktadırlar. Üniversite hastanelerinde çalışanların ücretleri acilen iyileştirilmelidir. 

Üniversite hastanelerinde çalışanlar memnun değil, hastalar memnun değil günden güne kötüye gidiyor. Mali açıdan borç batağı içindeler. Hacettepe üniversitesi yaklaşık 260 milyon, Ankara üniversitesi 150 milyon, Gazi üniversitesi 150 milyon borcu bulunmaktadır. Bu nedenle hastanelere sarf malzemeler dahi alınamamaktadır. Bir biyopsi iğnesi bile hastalara aldırılmaktadır. Çalışanlar ve hastalar zor durumda kalmaktadırlar. Akademisyenler özel hastanelere gitmekte kalite düşmektedir. Poliklinik sayıları düşmektedir. Gelirler azalmaktadır. Hastalar randevu alamamaktadırlar. Hatta personeller ve taşra hastalarına dahi randevu verilememektedir. Ancak özel muayene ücretini ödeyip muayene olabilmektedirler.

 Sağlık bakanlığında iş ve görev tanımları yönetmeliği çıkarılmıştır. Üniversite hastanelerinde uygulanmamaktadır. YÖK yetkililerinin bir an önce bu konunun çözüm sağlaması gerekmektedir.

 Bölümlerde Yetersiz hemşire çalıştırılmasından dolayı tüm hemşireler sıkıntı çekmektedirler. Asistanlar 36 saat bir fiil çalışmaktadır. Hizmetli arkadaşlar her işte çalıştırılmaktadırlar.  Torpilli sağlık çalışanları masa başında fatura, satın alma veya özel kalemde çalıştırılmaktadır. Sağlık çalışanları eksik eleman, Yoğun çalışma  şartları ve iş yükü yüzünden çok zor durumda kalmaktadırlar. Sağlık çalışanları bu konuları mobbingten dolayı dile getirememektedirler.    

Üniversite hastanelerinde 4-B’ den,   4-A’ya geçen personellerden 5 yıl çakılı kadroda kalmaları nedeni ile polis ve asker eşi olup, eşi tayin olan ancak; kendileri tayin olamayan çalışanlardan, intihara kalkışan, eşinden boşanmak zorunda kalan veya memuriyetten istifa eden arkadaşlarımız var. Bu durumun Türkiye Büyük Millet Meclisinde kanun çıkartılarak bir an önce düzeltilmesini istiyoruz.  Ayrıca hiçbir üniversite  personeline muvafakat verilmediği için, kimse üniversitelerden gidememektedir. Torpili olanlar ayni gün muvafakat   almaktadır.

Üniversite hastanelerinde döner sermaye  dağılımı adaletsizdir. Personeller arası uçurum vardır. Döner sermaye alan personeller arasında en alt ve en üstteki ile 50  ile 140 kat  döner sermaye uçurumu oluşmaktadır. Sağlık-sen olarak döner sermaye dağılımında adalet istiyoruz. Ek ödemenin emekliliğe yansıtılmasını istiyoruz. Allah’tan sağlık-sen olarak sabit ek ödeme hakkını elde ettik ’de  bu konuda Üniversite yönetimlerinin insafına kalmadık.

YÖK döner sermaye yönetmeliğinde tavan taban oranları  ve yönetim kurulu karar verir; ibaresi var.  Üniversitelerde tüm inisiyatif yönetimlere verilmiş, Sağlık bakanlığında ise sadece tavan oranı bulunmaktadır. Ayrıca Günün her saatinde yapılan  özel muayene ve ameliyatlarda sağlık personeline de pay verilmesi gerekmektedir. YÖK, döner sermaye yönetmeliği acilen değiştirilmelidir.  YÖK’te Yönetmelik hazırlanırken her meslek grubundan bir temsilci bulunmalıdır.  Sağlık bakanlığı hastanelerinde olduğu gibi, Üniversite hastanelerinde de döner sermeye hesaplanırken,  komisyonda her meslek grubundan bir kişi olmalıdır.

Sayın Cumhurbaşkanımıza, meclis başkanımıza, başbakanımıza, sağlık bakanımıza, sağlık komisyonu  başkanımıza, milletvekillerine, YÖK başkanımıza sesleniyorum  yeter artık üniversite hastaneleri  çalışanlarına sahip çıkın, bu kanayan yarayı durdurun. Durumumuz,  yara olmaktan çıktı, hatta kangrene dönüştü.  Bir an önce sağlık bakanlığına bağlayıp üniversite hastaneleri çalışanlarını  bu sorunlardan kurtarın.

Bu günden itibaren tüm devlet büyüklerine dilekçe, e-mail ve faks yolu ile üniversite hastaneleri çalışanları olarak sağlık bakanlığına bağlanmak sağlık-sen Ankara Üniversiteler Şubesi olarak, bu günden itibaren kampanya başlatıyoruz. Tüm sağlık çalışanlardan destek bekliyoruz. Bugünde, yarında sağlık çalışanının yanında sağlık-sen vardır. Hakkını aramak için eyleme katılan, destek veren tüm arkadaşlara, basın mensubu arkadaşlara ve güvenlik kuvvetlerine teşekkür eder, saygılarımı sunarım.

                                                                                                                            Sağlık-Sen Ankara Üniversiteler Şubesi Başkanı

                                                                                Abdullah ÖZCAN

  • PAYLAŞ :
  • memursen logo
  • sagliksen logo
  • sağlık bakanlığı logo
  • aileve sosyasl politikalar bakanlığı logo
  • calışma ve sosyal güvenlik bakanlığı logo